« room » traduction en turc

EN

« room » en turc

volume_up
room {substantif}
TR
EN

room {substantif}

volume_up
room (aussi: chamber)
volume_up
oda {substantif}
... tarihi için bir oda rezerve etmek istiyordum.
Manzaralı bir oda istemiştim.
Oda temizlenmemiş.
room (aussi: earth, ground, location, place)
volume_up
yer {substantif}
You can delete some previously recorded shows to make more room.
Daha önce kaydedilmiş programların bir bölümünü silerek diskte yer açabilirsiniz.
Most desktop computers have room for at least two internal hard disks.
Masaüstü bilgisayarların çoğunda en az iki dahili disk için yer bulunur.
Dizüstü bilgisayarlarda yalnızca tek sabit disk için yeterli yer vardır.

Synonymes anglais de « room »

room

Exemples d'usage pour « room » en turc

Ces phrases proviennent de sources externes et peuvent ne pas être tout à fait correctes. bab.la décline toute responsabilité vis-à-vis de leurs contenus. Davantage d'informations ici.

EnglishOnce the disk starts running out of room, Windows deletes older system images.
Disk alanı azalmaya başladıktan sonra Windows eski sistem yansımalarını siler.
EnglishAnd if you have a compatible remote control, you can do all of this from across the room.
Ayrıca uyumlu bir uzaktan kumandanız varsa, bunların tamamını odanın diğer ucundan yapabilirsiniz.
EnglishAnd if you have a compatible remote control, you can do all of this from across the room.
Uyumlu bir uzaktan kumandanız da varsa, tüm bunları odanın içinde istediğiniz yerden yapabilirsiniz.
EnglishPhysically, ENIAC was enormous, weighing more than 27,000 kilograms (60,000 pounds) and filling a large room.
ENIAC 27.000 kilogramdan ağırdı ve geniş bir odayı dolduracak büyüklükteydi.
EnglishIf there's a wall between the device and the computer, try putting the device and computer in the same room.
Aygıt ve bilgisayarınız arasında bir duvar varsa, aygıtı aynı odaya yerleştirmeyi deneyin.
EnglishCould you please bring this to the laundry room to be cleaned?
Lütfen bunu temizlenmesi için çamışırhaneye götürür müsünüz?
EnglishThis setting gives you more room to display files because it hides panes you might not need.
Bu ayar, ihtiyacınız olmayan bölmeleri gizlediğinden, dosyaları görüntülemeniz için daha fazla alan sağlar.
EnglishPhysically, ENIAC was enormous, weighing more than 27,000 kilograms (60,000 pounds) and filling a large room.
Fiziksel olarak, ENIAC, 27,000 kilogramdan daha ağır ve büyük bir odayı dolduran kocaman bir şeydi.
EnglishIf there is a wall between the device and the computer, try putting the device and computer in the same room.
Aygıt ve bilgisayar arasında bir duvar varsa, aygıt ve bilgisayarı aynı odaya yerleştirmeyi deneyin.
EnglishThe buttons for these stay out of sight until you need them, so you have more room to see your message.
Bunların düğmeleri siz ihtiyaç duyana kadar görünmez, bu yüzden iletinizi görmek için daha fazla alanınız olur.
EnglishA Media Center slide show can completely change the dynamic of your living room for parties and get-togethers.
Media Center slayt gösterisi, partiler ve buluşmalar için salonunuzun canlılığını tamamen değiştirebilir.
EnglishI don't want the room to be cleaned right now.
EnglishFor example, when you dial from a hotel room, you might have to add 9 to the number you are calling to get an outside line.
Örneğin, bir otel odasından aradığınızda, dış hat almak için aradığınız numaraya 9 eklemek zorunda kalabilirsiniz.
EnglishYou need an electrical outlet in each room where you want to have a PC.
İkiden çok bilgisayarı Powerline ağıyla bağlamak için hub'a veya anahtara gerek kalmaz.
EnglishYou need a phone jack in each room where you want to have a computer, and all jacks must be on the same phone line.
Bilgisayar olmasını istediğiniz her odada bir telefon girişinin bulunması ve tüm girişlerin aynı telefon hattına bağlanması gerekir.
EnglishThere are mice / rats / bugs in the room.
EnglishWould you please clean my room?
EnglishFor HPNA networks, you need an HPNA network adapter in each computer and a phone jack in each room where there is a computer.
HPNA ağlarında, her bilgisayar için bir HPNA ağ bağdaştırıcısına ve bilgisayarın bulunduğu her odada telefon girişine gereksiniminiz vardır.
EnglishMay I see the room first?
EnglishThe room has not been cleaned.